Son Dakika

Genel

5 Kasım 2019 öğleden sonra, Meksikalı bir araştırmacı olan Pedro Ramirez güneş gözlemi yaparken akıllara durgunluk veren bir olaya şahitlik yaptı ve bunu kayda almayı başardı.

Güneş gözlemi yaptığı sırada güneşin hemen sol tarafında beliren iki adet uçan cismi fark etti. Cisimler oldukça parlak ve güneşe yakın mesafede durmaktaydı. Bu ilk başlarda sıradan bir gözlem gibi gözükse de cisimlerin aniden güneşe yaklaşıp adeta içerisinde doğru sokulduklarını tespit etti.

Cisimler güneşin dış halkasına doğru sokuluyor ve adeta içerisine girip enerji almaya çalışırcasına güneşin yok edici sıcağına aldırış etmeden gittikçe derinine sokuluyorlardı.

Cisimlerin oldukça büyük oldukları ve o kavurucu sıcağa dayanacak kadar güçlü bir korumaya sahip oldukları gerçeği Pedro Ramirez’i bile adeta şoke etmişti.

Tam bu şoku üzerinden atmak isterken Perdo Ramirez ikinci bir şok daha yaşadı. Çünkü uçan cisimler hiçbir şey yokmuş gibi ilerleyerek güneşin içerisinde adeta bir tur atarcasına dolaşmaya başlıyorlar ve bundan en ufak bir hasar almadan rahatça başka bir noktasından çıkıyorlardı.

Tıpkı suya dalan bir martının başka bir noktadan çıkması gibi rahatlıkla güneşin yüzeyinde hareket edip faaliyetlerine devam edebiliyorlardı. Kısa süre sonra cisimler güneşin içerisinden geçerek sol tarafında yeniden ortaya çıktılar. Bu an olağanüstü bir andı… Hiçbir nesne gezegenler dahil bu sıcaklığa dayanamazken böylesi birer aracın en ufak zarar görmemesi inanılır gibi değildi.

Görüntüleri inceleyen uzmanlar bu görüntülerin orijinalliği konusunda hem fikir olduklarını ve böylesi olağanüstü bir olayın nadir görüldüğünü dile getirdiler.

Bilindiği üzere daha önceleri de NASA ya bağlı SOHO uzay aracıda bu tip devasa uzay araçlarının güneşten enerji emerken ki görsellerini tespit edip basınla paylaşmıştı. SOHO’nun kayıtlarında buna benzer sayısız görsel kanıt bulunmakta.  Güneşe yakın duran ve güneşten adeta enerji emen gezegen büyüklüğünde devasa araçların kayıtlarını şu an bile görmek mümkün.

Birçok insan için Mars gibi yaşanılmaz bir atmosferi olan gezegende yaşam olma olasılığı imkansızken marsın yüzeyinde insanımsı varlıkların yaşadığı ve görüldükleri konusu oldukça ihtimal dışıdır. Hatta bu durum birçokları için sadece bir fantezi ve delilik belirtisidir. Peki ya bu konu hakkında çok sağlam referanslar söz konusu ise o zaman bu durum nasıl açıklanabilir.

Viking misyonun da görev alan eski bir NASA çalışanı olan Jackie, 1979 da Mars yüzeyinde çalışan iki insanımsı varlık gördüğünü rapor etmişti.

Aradan geçen süre zarfında Eski CIA çalışanlarından olan John Lear da Mars yüzeyinde ve yer altında yaşayan insanımsı bazı varlıkların bulunduklarını ve bunların bir şekilde yüzeydeki büyük yıkımdan kurtulup varlıklarını sürdürdüklerini ifade etmişti.

Ünlü Araştırmacılardan Andrew Basiago da benzer ifadeler kullanarak adeta John Lear’ı destekleyip bir tür insan kolonisinin Mars yüzeyinde yıllarca faaliyet gösterdiklerini belirtti.

John Lear, görev yaptığı sırada bu konu ile ilgili çok ilginç bir olaya da şahit olmuştu.  Lear, 1979’da Mars yüzeyinde gördüğü insanların Viking uzay aracının güneş panellerini temizlediğini görmüş ve panelin tozlanmış hali ve kısa süre sonrasında bu insanımsı varlıkların yardımı ile panellerin tertemiz olup tozlardan ilk günkü gibi arındırılmış halde görüldüğünü itiraf etmiştir.

İşte bu duruma kanıt niteliği taşıyan görsellerden bir tanesi yakın zaman önce NASA’nın eski bir çalışanı tarafından gün yüzüne çıkarılıp basına sızdırıldı. NASA ya ait fotoğrafta insanımsı bir varlığın çok net görüntüsü yanında yere yansıyan gölgesi çok net seçilmekte.

Konuyu araştıran Belgesel yapımcısı ve UFO araştırmacısı Jaime Maussan da hazırladığı hazırlayıp sunduğu programı  TercerMilenio TV de bu görsele yer vermiştir.

KİTAP HEDİYEMİZİ KAZANAN İSİMLER

  1. DURALİ TAŞAN
  2. SELÇUK IŞIK
  3. ARMAĞAN ARSLAN
  4. NİLGÜN ÇAKIR
  5. NEVİN GERGER DEĞİRMENCİ
  6. ERAY BOZYEL
  7. SEMA DEMİR
  8. GÜLRİZ TEKER
  9. İHSAN ERTEM
  10. DİLEK YILMAZ YORULMAZ
  11. FİLİZ KARAÇAM ARTUM
  12. OKAN DEMİR
  13. CANAN ŞİMŞEK
  14. SEVCAN BALIKAY
  15. SEMA ÖZLÜ
  16. RESUL SÖNMEZ
  17. VOLKAN YILMAZ
  18. YASEMİN DEMİR
  19. PELİN PEKDEMİR GÜNEŞ
  20. BİROL KARACA
  21. EZEL EYÜPOĞLU
  22. SEVİM ATEŞ
  23. EROL BAYINDIR
  24. MURAT SEZGİNER
  25. BEKİR KESKİN
  26. FİLİZ YÜZBAŞ
  27. GÜLÇİN İLÇİ
  28. HASAN KURT
  29. CAHİT GÖKÇÜMEN
  30. NAZİLA RASPİNA
  31. YELİZ YAVUZ

Çok uzun zamandır Malmstrom Hava Kuvvetleri Üssünü gözetim altına alan dünya dışı varlıklar ve onların uzay araçları bölge halkını ve orduyu alarma geçirdi.  Sayısız gözleme ve görsel malzemeye dayanılarak hazırlanan ordu raporunda çarpıcı açıklamalara yer veriliyor.

Hatta bu açıklamalardan bir tanesinde “dünya dışı varlıkların üssü ve askeri çalışmaları yakından takip ettiklerini ve beklide hiç beklenilmeyen bir zaman aralığında bu varlıkların ordu tesislerine ya da stratejik noktalara çok büyük saldırılar yapabilecekleri” ifade ediliyor.

Hava Kuvvetleri üssündeki (ICBM) füzeleri

Minuteman füzeleri, Kıtalararası balistik füzeler, oldukça uzun menzile sahip balistik füzelere verilen addır. Kıtalararası balistik füzeler genellikle nükleer savaş başlığı taşımak amacıyla kullanılmaktadırlar. Kıtalararası balistik füzelerin menzili 5.500 kilometreden başlamaktadır. Menzili 16.000 kilometre olan kıtalararası balistik füzeler de mevcuttur. Kıtalararası balistik füzeler, 10.000 kilometre uzaklıktaki bir hedefe yaklaşık 30-35 dakika içerisinde ulaşabilmektedirler. Bu füzelere hedefi vurmadan önce 5000 metre/saniye gibi oldukça yüksek bir hıza ulaştıkları için, hava savunma sistemleri tarafından imha edilmeleri oldukça zordur.

İlk kez 16 Mart 1967 yılında ABD, Montana da bulunan Malmstrom hava kuvvetleri üssünde denenen bu kıtalar arası balistik füzeler o günlerde bir UFO tarafından sistemleri kitlendikten hemen sonra belli bir irtifa üzerindeyken imha edilmişti.

Daha sonraları bu olay ordu mensupları ve yetkili makamlarca örtbas edilse de bölge üzerinde dünya dışı uzay araçlarının eksik olmadığı hatta bunların sayısının günden güne arttıkları gözlemlenmiştir.

USAF Komutanlarından biri olan Robert Salas, Amerikan nükleer füzelerinin (Minuteman) ilk kullanım aşamalarında görev almış ve bu görevi sırasında gözlemledikleri UFO’nun fırlattıkları balistik füzenin sistemlerini nasıl kilitleyip aniden imha ettiğine şahit olan yegâne tanıklardan biridir. Malmstrom hava üssünden fırlatılan füzenin o sıra ortaya çıkan bir UFO tarafından Boeing ve Seattle sistemlerinin nasıl kilitlendiğine bizzat şahit olmuştur. Sistemler kilitlendiğinde hiçbir teknik arıza tespit edilememiştir. Bu durum gökyüzünde UFO’nun belirmesi ile meydana gelmiş ve sadece füze sistemlerini kilitlemekle kalmamış tüm elektronik sistemlerini işlevsiz hale getirmiştir.

ICBM füzeleri ve UFO Gözlemlerinde inanılmaz artış.

Son durum ve gözlem sayısı

24 Ocak 2018 de gözlemlenen en net UFO yaklaşık 20 metre çapında disk biçimli bir nesne, yere oldukça yakın alçak irtifada manevra yaparken gözlemlendi.

Üs üzerinde ve yakınında gözlemlenen UFO’ların hemen ardından 20 dakikalık elektrik kesintileri de tespit edilmiştir.

2018 – 2019 yılları arasında 40’dan fazla UFO görüntülenmiş ve yetkililerce rapor edilmiştir.

ABD’deki UFO gözlemlerini raporlayan ABD merkezli bir UFO Araştırma merkezi olan Ulusal Rapor Merkezi konu ile ilgili özel bir UFO gözlem haritası (NUFORC) yayınlamıştır.

ABD Ordusu’ndan emekli bir denizci olan Alex Hollings, eski özel harekât gazileri tarafından sağlanan bir haber ve istihbarat servisi olan Sofrep.com’a konuyla ilgili olarak şu açıklamaları yapmıştır.

“Aynı UFO deneme haritası hazırlanırken şu dikkatimi çekti…  Tüm askeri tesislerin yerleri ile ilgili ilginç bir eğilim ortaya çıkmaya başlıyor. Yüksek sıklıkta UFO raporuna sahip olan bölgelerin birçoğu askeri tesislerin konumlarıyla örtüşüyor. Bu durum “yabancı ziyaretçilerimizin” ABD Ordusu’nun ” tüm çalışmalarıyla yakından ilgilendiklerini gösteriyor”.

Nick Pope, 1990’ların başında üç yıl boyunca UFO fenomeni konusunda İngiliz Savunma Bakanlığı araştırma ve inceleme dairesine başkanlık yaptı ve kendisi halen İngiltere Savunma Bakanlığında görevli bir yetkili. Kendisi artık, kusursuz referanslara sahip askeri personel tarafından tanık olunmuş ve radarda tespit edilmiş olağanüstü hızlarla seyreden muazzam büyüklükte cisimlerle ilgili yadsınamayacak birçok olay hakkında açıkça konuşmakta ve bilgileri paylaşmakta. Kendisi ayrıca Bentwaters vakası ve Birleşik Krallık dahilinde gerçekleşmiş başka vakaları doğrulamakta ve UFO fenomeni ile ilgili devletin elinde kapsamlı dosyalar bulunduğunu itiraf etmekte. Sayın Pope, UFO meselesi konusunda mutlak açıklık ve dürüstlük yanlısı bir kişi, ve dünyanın her yerindeki devletlerin elinde bulunan bütün bilgilerin tamamıyla ifşa edilmesi gerektiğine inanıyor.

Nick Pope bakın bu konuda neler söylemekte;

N.Pope: “Bu gizemlerin çoğu arasında çok ince bir çizgi olabilir. Birçok UFO gözleminin aslında psişik ya da parapsikolojik vehçeleri bulunmakta. Besbelli ki evrende şimdilik anlayamadığımız garip şeyler olup bitiyor ve konvansiyonel araştırmacıların tamamen birbirinden ayrı olduğunu düşündüğü şeyler arasında birçok bağlar bulunuyor olabilir.”

Oldukça alışılmışın dışında olan şey ise, “Open Skies, Closed Minds” (Açık Gökler, Kapalı Zihinler) adlı kitabında açığa vurduğu görüşlerinin ve vardığı sonuçların normal hükümet çizgisinin oldukça dışına çıkması. Bakanlık tarafından dosyalanmış ham verilere ulaşabilmiş olmak onu UFO fenomeninin gerçekliği konusunda şüpheci biri olmaktan çıkarıp inançlı biri haline getirmiş. Bakanlığın UFO masasında geçirdiği üç yıl boyunca Nick Pope, ordunun UFO gözlemleri konusunda nasıl hareket ettiği ve ne tür raporların ulaştığına ilişkin benzersiz bir anlayışa kavuştu. Hepsinden daha şaşırtıcı olan, uzun süren iç tartışmalardan sonra Savunma Bakanlığı’nın sonunda kitabın yayımı için izin vermesi oldu. Bu artık, İngiliz Savunma Bakanlığının UFO’ların gerçekliliğine dair sözsüz bir onayıdır.

N. Pope: “Savunma Bakanlığı’ndaki işime başladığımda tam bir şüpheciydim – ne UFOlar hakkında herhangi bir şey biliyordum, ne de uçan dairelere inanıyordum. Fakat bu üç yıl boyunca Savunma Bakanlığı’nın vakalarla ilgili dosyalarını gözden geçirdikçe, ele geçen kanıtları gördükçe, tanıkların bazılarıyla tanıştıkça fark etmeye başladım ki, bazı şeyler hakkında fikrimi değiştirmem gerekecekti. Öyle sanıyorum ki, UFO gizeminin sırrını bir gün çözebilirsek sadece bir tane basit cevap bulunmadığını göreceğiz. Bir dizi cevap bulunduğunu görebiliriz, bazıları esas olarak başka yerlerden gelmiş araçlar, bazıları daha psişik fenomenler olabilir. Fakat evet, elbette ki bazıları başka yerlerden, evrendeki zeki uygarlıklardan gelen araçlardır.”

– Bakanlıktaki UFO masası ile ilgili görevinize nasıl getirildiniz?

N.Pope: “Körfez Savaşı sırasında Ortak Harekat Merkezi’nde göreve getirilmiştim ve oradaki en yakın amirim, normal barış zamanı görevlerime döndüğümde yer değiştirmek istediğimi biliyordu. UFO gözlemlerini araştırmaktan sorumlu garnizonda onunla çalışıp çalışamayacağımı sordu bana. Evet dedim.”

– Peki görevi neden bıraktınız, yoksa bıraktırıldınız mı?

N.Pope: “1994’de terfi ettirildim ve başka bir göreve atandım. Eğer terfim gerçekleşmemiş olsaydı büyük olasılıkla yine de kısa bir süre içinde yerim değiştirilecekti, çünkü o sıralar ortalama bir görev devri üç yıl sürüyordu. Bazı kişiler ‘gerçeğe fazla yaklaştığım’ için yerimin değiştirildiğini iddia ettiler..”

– Neden hükümetteki işiniz hakkında ve gizlenenler hakkında yazmaya karar verdiniz?

N.Pope: “Görevi bıraktığımda, bu konuda hala yapılacak büyük miktarda iş olduğunu hissediyordum, ve bunu ileri götürmenin en iyi yolunun, , bilim camiasında, medya ve kamuoyunda konunun profilini yükseltmek olduğu kanısındaydım. Ayrıca, insanların UFO çalışmalarıyla ilgili bilgi sahibi olmaya hakları olduğunu düşünüyordum”.

– İş arkadaşlarınız resmi işiniz hakkında yazmanızı ve bu konuyu gündeme getirmenizi nasıl karşıladılar?

N.Pope: “Genel olarak destek ve yüreklendirme dışında bir şeyle karşılaşmadım. Savunma Bakanlığı’nda on yedi yıldan fazla bir süredir çalışıyorum ve orada birçok arkadaşım var. Devlet memurları ve askeri görevliler de UFO gizemi ile herkes kadar ilgilidirler, ister şüpheci olsunlar, ister inanan.”

– Görevi bıraktığınız için pişman mısınız?

N.Pope: “Karmaşık duygular içindeydim. Terfi ettirildiğim için memnundum, bununla birlikte UFO görevim, hayatımı değiştiren bir deneyimdi ve bu konuya sırtımı dönemeyeceğimi anladım. Bu nedenle araştırma ve incelemelerime kişisel olarak devam etme kararı aldım.”

– Kişisel araştırmalarınızla ilgili olarak, şu sıralar ne üzerine çalışıyorsunuz?

N.Pope: “Aktif olarak, (dünya dışı kökenli varlıklar tarafından) kaçırılmış birkaç insanla çalışıyorum. Bu, son yıllarda uzmanlaşmış olduğum bir alan. Ayrıca psikoterapist ve hipnoterapist David Howard ile birlikte, National Council for Hypnotherapy (Ulusal Hipnoterapi Konseyi) ile dünya dışı kökenli varlıklar tarafından kaçırılma iddialarını içeren vakalar için resmi bir kılavuz yayımlama olasılığı üzerine çalışmaktayız”

– Göreviniz sırasında hiç bilgiden yoksun bırakıldığınız oldu mu?

N.Pope: “Hayır. Benim edindiğim izlenim, RAF’ın da (Kraliyet Hava Yolları) benim kadar ilgili ve gerçekleri keşfetmeye eğilimli olduğu yönündeydi; aramızda bu konuda ciddi bir dayanışma vardı, ne de olsa bu ulusal güvenlik konusudur. Ayrıca askerlerde bana radar kayıt bantlarını gönderiyorlardı. Bütün bunların bir nedeni RAF pilotlarının kendilerinin de UFO görmüş olmalarıydı, fakat gözlemlerin çok az bir bölümü raporlara geçer. Düşündüğünüz zaman, sivil bir kimse olarak bile UFO gözlemi bildirmenin önünde baskı ve sınırlamalar vardır, alay konusu olma korkusu, kariyerinize pek olumlu bir etki yapmayacağı şeklindeki korku.”

– Askeri pilotlar ne görüyorlardı? Bize bir örnek verebilir misiniz?

N.Pope: “Kesinlikle tanımlanamayan biçimde inşa edilmiş ve olağanüstü hızlarla, çok keskin manevralar yapan, bazen biranda kaybolup, tekrar ortaya çıkan gemiler bunlar.”

– Size göre UFO raporlarında sivil/askeri oranı nedir?

N.Pope: “Çoğunluğu sivillerin raporlarıdır. Askeri olanlar onların yaklaşık yüzde otuzu kadardır. Rapor vermek konusunda son derece isteksiz olsalar da orduya ait olanlar oldukça ilginçtir, birçok askeri görgü tanığının bulunduğu Redlesham-Forrest örneğinde görüldüğü gibi.”

-Size bant kayıtlarını göndermeleri konusunda onlara emir verebilecek konumda mıydınız?

N.Pop: “Evet. İki ayrı şekilde yapardım bunu. Genellikle başka birine verileri kontrol etmesi için ricada bulunurdum. Fakat bazı durumlarda, fazla ilgi ve dikkat çeken gözlemlerde el konulan bantların bana gönderilmesini isterdim, çünkü çabucak yeniden kullanılır bunlar. Radar verileri bir VHS video kasetine aktarılır, onları yeniden sıranın başına gelene kadar muhafaza ederler, yani çabuk davranmazsanız verileri saklamak mümkün olmaz.

– Ordu ve Bakanlığınız içinde bu konuda görüş nedir?

N.Pope: “Hava savunmamızı delip Birleşik Krallık ana karası üzerinde faaliyet gösteren bir UFO söz konusu olduğunda, bu, savunmayla ilgili önem teşkil eden bir durumdur, çünkü izinsiz ve davetsiz giriş yapan bu araç ne amaçla gelmiş olursa olsun hava savunma sistemlerimizle karşılaştırıldığında sahip olduğu özellikler dolayısıyla ciddi endişeler yaratır.”

-Peki bu resmi Kurumların gizlilik ve örtbas politikası hakkında ne söyleyeceksiniz?

N.Pope: “Bana göre hükümetler ve ordu, hatta özel araştırmacılar, politikacılar, kim olursa olsun, bu konuyla ilgili her şeyi kamu alanına taşımalılar. Bence hükümetler ikili davranamazlar. Bir yandan UFOların ulusal savunma açısından bir önem taşımadıklarını iddia ederken, diğer yandan bilgileri kendilerine saklamayı sürdüremezler.”

Girne semalarında akşam saatlerinde görülen siyah yuvarlak cismin UFO olduğu iddia edildi. Söz konusu uçan nesneye ilişkin görüntüler de amatör kameralara yansıdı.

Girne’de bu akşam UFO heyecanı yaşandı.

Gökyüzünde akşam saatlerinde görülen siyah yuvarlak cismin UFO olduğu iddia edilirken, söz konusu uçan nesneye ilişkin görüntüler de cep telefonlarınca kaydedildi.

Kıbrıs UFO Araştırma Merkezi (CYFO) adıyla faaliyet yürüten grup, sosyal medya hesaplarından söz konusu görüntüleri paylaşırken, şu notu paylaştı:

“Bu akşam saat 18.00 sıralarında Girne Merkezden doğuya doğru ilerleyen, siyah yuvarlak şeklindeki UFO kameralara yansıdı ve hemen ardından tuzla buz olup kayboldu.”

Uluslararası Uzay İstasyonu yakınlarında görülen üçgen UFO istasyon çalışanları dahil Houston’daki tüm çalışanları heyecanlandırdı.

Bir yıl kadar önce ABD, Başkanı Donald Trump’ın bir Uzay kuvveti kurulmasının zamanının geldiğini açıklaması ve senatoda bunun için bütçe ayırması akıllara dünya dışından gelen bir saldırı veya tehdit mi var acaba sorularını gündeme getirdi.

Komplo teorisyenleri garip bir şekilde, Başkanın Hava Kuvvetlerine gelecekteki bir yabancı istilaya karşı savaşmak için bu yeni askeri kanadın başlatılmasını emrettiğini iddia etmeye başladılar.

Bu projenin gündeme gelmesinin hemen ardından sayısız defa UFO’ların ziyaretine ve tacizine uğrayan İSS (Uluslararası Uzay İstasyonu) böyle bir gereksinimin ortaya çıkmasına gereksinim duyulmasına sebep olmuş olabilir.

Bu çekilen en son görüntü Scott M adlı bir adam tarafından görülen gizemli bir Üçgen Cismin Uzay İstasyonuna yakın bir noktada açıkçası gövde gösterisi yapıp görülmesi sonucu elde edilmiş video kayıdı ile ortaya çıkmıştır.

Videoda İSS’ye çok yakın olan üçgen bir UFO çok açık bir biçimde görülmekte.  Görüntüdeki nesnenin sadece basit bir yansıma olduğunu iddia edenler olduğu gibi bunun gerçek bir dünya dışı uzay aracı olduğunda hem fikir olan çokça kişi bulunmakta.

Üçgen biçimli nesnenin ağır hareketleri rahatlıkla seçilebilmekte. Çok parlak olan bu nesnenin üzerinde birçok ışıklandırma olduğu da göze çarpmakta.

Bu arada, yabancı meraklıların bir kısmı, üçgen UFO’nun aslında güneş sistemine uzaydan ulaşmış olan yabancı bir ana gemi olabileceğini iddia etmeye başladı. Bazı UFO uzmanları, bu ileri dünya dışı yayıncıların, ISS’deki astronotlarla düzenli temasları sürdürdüğünü ve NASA gibi uzay ajanslarının varlığının farkında olduklarını öne sürüyorlar.

ABD’nin Portland eyaleti yakınlarında hava uçan ve tanımlanamayan bir hava aracı görüldü.

ABD’nin Porland eyaletindeki askeri üs yakınlarında havalanan üçgen seklinde bir hava aracı görüldü.

Daha önce böyle bir hava aracı görmeyen vatandaşlar ise bu hava aracının casuslara ait olduğunu veya bir uzaylı aracı olabileceğini düşündüler.

Hava aracının her iki kanadında da ışık vardı.

YouTube komplo teoristleri  Blake ve Brett Cousins bazı takipçilerinin onlara bu hava aracının fotoğraflarını yolladıklarını ve yayınlamalarını istediklerini belirtti.

Hava aracının uçuşuna şahit olan bir ABD vatandaşı YouTube yıldızlarına bu aracın uçarken hiç ses çıkarmadığını söyledi.

Bazı vatandaşlar ise bu hava aracının ABD Hava Komutanlığı tarafından yeni üretilen TR-3B olduğunu ve hava aracının deneme sürüşüne çıktığını düşündüklerini dile getirdi.

9 Eylül 2019 gecesi Bruce Sees isimli bir Youtube kanalı sahibi ve anomali avcısı gecenin geç saatlerinde Ay gözlemi yaparken 3 adet ard arda gizemli patlama yaşandığını fark etti ve şans eseri bu durumu görüntülemeyi başardı.

Görüntülerde ayın yüzeyine düşer gibi gözüken ama niteliği henüz belli olmayan üç nesne ve ardından yükselen devasa toz bulutları çok net bir şekilde görülebilmekte. Patlamalar öylesine büyük ki sıradan bir teleskop ile olayı gözlemlemek mümkün gibi gözüküyor.

Yüksek irtifadan gelip de yüzeyde krater oluşturabilecek kadar güçlü bu nesnelerin ne olduğu henüz açıklanabilmiş değilse de yetkililer bunların birer meteor olma olasılığında hem fikirler. Lakin bazı araştırmacılar ve gizem avcıları ise bu durumun sıradan bir meteor olayı ile açıklanamayacağını ifade etmekteler.  Peş peşe aynı noktaya düşen bu nesnelerin büyük devletlerden biri olan ABD’nin gizli Ay çalışmaları ile ilgili gizli bir bombardıman olduğundan şüphe duyulmakta.

Bilindiği üzere geçmiş zamanlarda Ay yüzeyindeki donmuş haldeki buz kütlelerini parçalayıp içlerinden sıvı halde akışkan su çıkartılmak bahanesi ile bombalandığını biliyoruz. Çünkü NASA’nın bu tip uzaysal çalışmalarda hep bilinen bir sebep yerine bilinmeyen ikinci asıl bir nedeni olduğunu az çok hepimiz biliyor ve tahmin edebiliyoruz.

Belkide bu yaşananlar ABD’nin yapmayı planladığı Ay’da ki gizli üsle ilgili planlarının bir parçasıdır. Görüntüler yorumlara açık.