Son Dakika

UFO Modelleri

• Diskler ve Kubbeli Diskler: Uçan daire adı verilen cisimler bunlardır. Bunların pencereler, iniş takımları, halkalar, kapılar gibi yapısal özellikleri bulunmaktadır. Çoğunlukla metalik yapılı manevra kabiliyeti yüksek cisimlerdir.

• Koni: Koni biçimli UFO’ların pek çok çeşidi vardır. Bazıları tersyüz edilmiş koni şeklindedirler. Tabandan birleşmiş iki koni biçiminde UFO’lar da gözlemlenmiştir.

• Küre: Dairesel ve küre biçiminde UFO’lara dair pek çok gözlem raporu bulunmaktadır. Bunlardan çoğu gece gözlemleridir. Aynı zamanda yarım küre biçiminde UFOlar da gözlemlenmektedir. Bu Küremsi cisimlerin bazılarında orta kısımlarında geniş penceremsi yapılar gözlemlenmiştir. Bazı tanıklar bu penceremsi alandan dışarıyı izleyen varlıkları da gördüklerini rapor etmişlerdir.

• Boomerang: Boomerang biçimindeki UFO’lar 1980’lerde gözlemlenmeye başlamıştır. Bu UFOlar genelde asimetrik bir şekle sahiptir; alçaktan ve yavaş uçarlar. Bunlardan bazıları yaklaşık üç futbol sahası büyüklüğündedir.

• Puro: 1940-1960 yılları arasında puro biçiminde büyük UFOlar nadiren de olsa gözlemlenmekteydi. Bunlar bazen içlerinden disk biçiminde cisimler de çıkarmaktaydılar. 1949 yılında gözlemlenen yaklaşık bir mil uzunluğundaki puro biçimli UFO izleyenleri şaşkına çevirmişti. Günümüzde puro biçimindeki UFOlar şimdilerde daha sık gözlemlenmektedirler.

• Roketimsi UFOlar : Havada saatlerce asılı halde durabilen ve biçim itibari ile roketi andıran uçan dünyadışı uzay araçlarıdır. Tıpkı bir roket gibi yüksek hızlara ulaşabilen ve sağa, sola, yukarı ani manevralar yapabilen özelliğe sahiptirler. Nadir görüntülenmektedirler. Ama son zamanlarda sıkça görüntülenmektedirler.

• Silindir: Bunlar, silindir görünümündedirler ve puro biçimli UFOlara göre daha ufaktırlar.

• Halter: Halter biçiminde UFOlar ortadan bir çubukla tutturulmuş iki küreden oluşmaktadır.

• Mantar: Bu UFOlar bir kubbe ve sapa benzer bir gövdeden oluşmaktadır.

• Piramit: Uçan, piramit şeklinde cisimlerdir.

• Dikdörtgen: Bazı UFO’lar biçim olarak aynı bir dikdörtgene benzemektedirler.

• Üçgenler: 1989 yılından itibaren yakın zamanlarda sık sık görülen bir UFO biçimidir. Üçgen UFO gözlemlerinin sayısı disk şeklinde UFO gözlemlerini aşmaktadır. Sessiz uçuş kabiliyetine sahiptirler. Çoğunlukla havada asılı halde ağır bir biçimde ilerledikleri görülmüşse de bu görünüş aldatıcıdır. Oldukça hızlı hareket edebildikleri gibi aniden görünüp ortadan kayboldukları da gözlemlenmiştir.

• Satürnler: Geniş bir küre ve onu çevreleyen bir halkadan oluşmaktadırlar.

• Biyolojikal : Bu araç tipi çok sık görülmeyen bir türdür. Biyolojik ismini almasındaki sebep cisimlerin canlı birer organizma biçiminde hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Bazen havada asılı duran bir iplik gibi bazense ışık ışıl, kımıl kımıl birbirine bağlı dna zincirleri değişik figürasyonlar sergilemektedirler. Daha çok meksika semalarında ve güney Amerika da gözlemlendikleri rapor edilmektedir.

• Plazmalar : Bu cisimler metalik bir yüzeyden çok jölemsi ışıklı bir görünüme sahiptirler. Yoğunlaşmış enerji yada yarı akışkan gibi gözüken değişik formları da mevcuttur. Nadir gözlemlenirler.

• Bulutumsu : Bulutumsu ismini almalarındaki sebep etraflarına kendilerini gizlemek amacıyla oluşturdukları bulutumsu dokudan almaktadırlar. Çoğu zaman sırdan bir buluttan ayrı edilemeyen bu UFO’lar çoğunlukla bulutların ve rüzgarın aksi istikametinde hareket etmeleri ile dikkatleri çekerler. Bazen aldıkları biçim ve merkezdeki yoğunluklarından dolayı nesnel yapılarını belli ettiklerinden de sık sık fark edilmektedir. Çok değişik formlara girebildikleri gibi yarı şeffaf bir hal alıp görünmez oldukları da bilinmektedir. 1954 yılında Danimarkada çekilen fotoğraf bu cisimlere en güzel örneklerden biridir.

• Mermi – Kurşun Biçimli : İlk defa 1970 li yıllarda görülmeye ve görüntülenmeye başlandılar. daha sonraları ise bir çok ülkeden benzer fotoğraflar gelmeye başladı. görgü tanıkları yapıları itibari ile onlara mermi yada tabanca kurşunu gibi isimler taktılar. Çok sık sözükmemekle birlikte son zamanlarda oldukça fazla görüntülenmekteler. Bazı gördü tanıkları sessiz ve iz bırakmadan uçtuklarını söylerken bazı görüntülerde ise arkalarında izler bıraktıkları ve çok tiz bir ses çıkardıkları belirtilmiştir.

• Biçim Değiştirenler : Adından da anlaşılacağı üzere sürekli biçim değiştiren uçan cisimlerdir. yapıları ve fiziksel özellikleri teshis edilememiş ve henüz bir açıklığa kavuşturulamamıştır. Kimi zaman bir ipe benzeyen kimi zamanda bir kütlesi ve metalik yapısı var gibi gözüküp ardından biçimden biçime girip bölünüp ayrılabilen çok özel bir yapıya sahiptirler.

Dünya dışı varlıklar, gezegen ve boyutlar arası seyahatlerinde, araştırmalarında değişik tip ve ebatlarda uzay gemileri kullanmaktadırlar. Yıldız sistemlerindeki her gezegenin yapısına uygun olarak dizayn edilmiş bir çok farklı forma ve özelliğe sahip uzay araçları mevcuttur.

“Atmosfer içi, yakın-uzak gezegenler arası, yakın-uzay ve galaksiler arası uçuşlar, boyutlar arası, zamanlar arası yolculuk için tasarlanmış bu araçların çoğu bizim uymak zorunda olduğumuz Aero-dinamik yasalara aykırı olarak biçimlendirilmişlerdir”

UFO’lar Dünya yapısı olmayan, gökyüzünde normal bir uçak ya da helikopterin yapamayacağı hareketleri ve manevraları yapan, dış görünüşleriyle de tanıdığımız göksel taşıt araçlarına hiç benzemeyen uçan cisimlerdir. UFO’lar dünya dışında başka sistemlerde yaşayan zeki varlıkların evrensel yolculuklarını gerçekleştirildiği uzay taşıtlarıdırlar

Eskilerin Uçandaire tabirinden yola çıkarak UFO’ların dış görünüşlerini belirli bir disk yada daire formatı ile modellendirip sınırlandırmak hatalı olur. Gerçekten de sadece disk biçiminde değil, çok değişik şekillerde UFO’lar gözlemlenmiştir ve görüntülenmiştir. Çünkü bu değişik tipteki UFO’lar değişik galaksilerden ve sistemlerden gelmektedir ve kendi aralarında da farklı teknolojik seviyelerde olan uygarlıklar tarafından yönetilmektedirler.

Çoğu kez dairesel biçimde görülen UFO’ların arasında tıpkı bir piramit özelliklerini taşıyanlar da vardır. En sık gözlemlenen tip elbette ki disk şeklindeki UFO’lardır. Bu diskler düz, kubbeli, çan biçimli, Satürn modeli olarak tanımlanırlar. Genelde Gümüş rengi, parlak metalik, altın sarısı veya siyah renktedirler. Gece görülen UFO’lar çevrelerine parlak renkli ışıklar yayarlar. Işıkların rengi ve tonu UFO’nun hızına ve etrafına yaydığı manyetik alana göre azalıp çoğalabilir. Renkler gökkuşağının bütün nüanslarını taşırlar.

Normal bir UFO’dan çok daha büyük boyutlardaki Ana Gemiler ise, puro biçimi olarak bilinirler. Ana Gemiler yeryüzüne araştırma yapmak amacıyla gönderilen küçük diskleri ve UFO’ları taşıyan devasa araçlardır. Bu dev boyutlardaki araçlar, kimi zaman bir şehri, hatta bir ülkeyi içine sığdırabilecek kadar genişliktedirler. Ana gemiler de metalik dış yüzeye sahiptirler. Puro biçimli Ana Gemiler de, kendi aralarında farklı tiplere ayrılmışlardır. Yerden bakıldığında ince, uzun bir çubuğa veya üzerinde herhangi bir çıkıntısı olmayan, her iki ucu da oval biçimde olan bir tükenmez kaleme benzetilebilirler.

Hem UFO’lar, hem de Ana Gemiler normalde insan zihninin alamayacağı uzaklıktaki mesafeleri yine inanılmaz hızlarla ve büyük bir kolaylıkla, kısa zaman içinde kat edebilirler. Gözlemciler çoğu kez bir saniye önce gördükleri UFO’nun gözden kayboluşunu fark bile edemediklerini bildirirler.

UFO’lar hemen her ülkede değişik yaş gruplarındaki insanlar tarafından rapor edilmiş ve görüntülenmişlerdir. Öğrenciler, kırsal kesimde ve şehirlerde yaşayanlar, ev kadınları, pilotlar, astronomlar, senatörler ve hatta devlet başkanları UFO’ları gözlemlemişlerdir.

UFO gözlemleri çoğunlukla 1 ile 5 kişilik gruplar tarafından yapılır. Bununla beraber UFO’yu yüzlerce insanın aynı anda gördüğü toplu gözlem olayları da defalarca yaşanmıştır. UFO gözleminde sürekli gözlem süresi birkaç saniyeden birkaç saate kadar değişir. Bazı olaylarda UFO’ların aralıklarla birkaç saat süreyle gözlemlendiklerine rastlanmıştır. UFO gözlemleri günün ve gecenin her saatinde olabilir. Ancak istatistiklere göre yoğunluk gece 21.00 ve sabaha karşı 04.00 saatleri arasındadır.

UFO’lar çevrelerine yaydıkları ışığın şiddeti bazen gözleri rahatsız edecek kadar fazla olabilmektedir. Gece tezahürlerinde bile ağaçlık alanları, çiftlikleri tıpkı bir projektör ışığı gibi aydınlan vakalar kayda alınmıştır. Dünyaya gözle görülür şekilde yaklaşan bir UFO’nun belirli bir bölgeye yönelttiği veya yaydığı ışık genellikle beyaz ve kırmızı renklerdedir.

Uçan dairelerin insanları gerçekten şaşkın bırakan en önemli özelliklerinden biri de hareket yetenekleridir. UFO hareketleri, dönen bir topacın yalpalama hareketi, düşen bir yaprak ya da sarkaç hareketi, top gibi aşağı yukarı sıçrama hareketi, uçuş yörüngesi boyunca aşağı ve yukarı salınım hareketi, 90 derecelik ani açılar yapması ve zig zag hareketi olarak tanımlanmıştır. Çoğu kez UFO’lar uçarken bir hizada, kademeli, yan yana, eşkenar dörtgen, dikdörtgen, üçgen, ‘V’ ve ‘Y’ uçuş düzeninde görülürler.

Gözlemlenen diğer bazı şaşırtıcı hareket biçimleri de şunlardır:

– Yüksek hızlarda giderken dik açı yaparak dönme

– Gemi, otomobil ve uçakların çevresinde dönme, onlarla birlikte seyretme ve üzerlerine ani dalışlar

– İki veya daha fazla UFO’nun buluşması

– Bir veya daha fazla UFO’nun daha büyük olan bir diğerinin içine girmeleri

– Büyük hızlarda uzaklaşarak ya da gözden kaybolarak jet avcı uçaklarından kaçmaları

– Hızla uzaklaşarak projektör ışıklarından kaçmaları ve enerji hatlarını çok yakından izlemeleri.

Görüldüğü üzere uçan dairelerin Dünya insanı tarafından pek de kolay algılanamayan, son derece değişik fizik özellikleri vardır. Bunlar sadece ve sadece Dünya dışı zeki varlıklara ait uzay araçlarına ait şeylerdir. İnsan kulağının duyma frekansının menzili içinde UFO’lar çoğu kez sessizdirler. Sesler duyulduğundaysa, bu genellikle, yüksek bir vızıltı, dönen bir topaçtan çıkan vınlama sesi, hışırdama, parlama ya da rüzgar sesi biçiminde tanımlanırlar. Geçtikleri yerlerde bazen kuvvetli bir ozon kokusu duyulur.

Olası dahilinde elektro manyetik radyasyona karşı duyarlılığın ya da dokunma duyusunun frekans menzilleri içinde, UFO’larla yakın karşılaşmalarda bulunanlar, şu tarz raporları vermişlerdir: Otomobil yolcuları şok geçirmiş ve uyuşma hissetmişler; sürücüler geçici yarı felç durumu yaşamışlar; yolcular bir tür elektrik şokuna maruz kalmışlar; karıncalanma hissi duymuşlar; gözler tahriş olup şişmiştir.

Tanıkların hepsi uçan dairelerin fevkalade hareket kabiliyeti ve hızına işarette bulunmuşlardır. Görünürde ses üstü hareketlerine karşılık ne bir ‘patlama’ ne de bir ‘şok dalgası’ vardır. Bu durum klasik akışkan mekaniği kanunlarına zıttır. Genellikle uçan daireler, helikopterler gibi öne meyillenerek ilerliyorlar. Bu uçuş durumu hızları arttıkça daha belirgin hale gelmektedir. Hızla birlikte ışık durumu da artmakta ve renkleri değişmektedir.

Silindir biçimliler çok büyük boyutlara sahiptirler. Sabit durumda dikey şekilde bulunurlar. Bazı gözlemlerde etraflarında uçan daireler görülmüştür, sanki onlardan çıkmaktadırlar. Bu nedenle onlara “ana gemi”demek adet olmuştur. Hareket esnasında, bu ana gemiler yatay duruma geçiyorlar ve bu sırada, düz olan arka kısımlarında ışıklı serpintiler görülmektedir. Uzaylıların ana gemileri çok büyük ve geniş oldukları için genellikle atmosferimize girmemektedir. Bu yüzden dünyamıza genellikle keşif gemileri gönderilmektedir. Ayrıca mürettebat taşımayan ve uzay gemilerinden idare edilen gözlem disklerine de atmosferimizde sık sık rastlanmaktadır.

Bütün bunlardan başka bir de UFO’ların EM ( elektro manyetik ) etkileri vardır. Otomobillerin durmaları, tüm elektrik sistemlerinin işlemez hale gelmesi, geniş bir çevrede elektriklerin kesilmesi, radyo, televizyon, telefonların çalışmaması, pille çalışan kameraların çalışmaz hale gelmesine neden olmak gibi etkilerdir. EM etki, mekanik sistemlerin işleyişinde de ortaya çıkar. Örneğin, manyetik olmayan alaşımlardan yapılmış mekanik saatlerin durması, bazı cihazların çarklarının dönmemesi, mekanik düzenli kameraların işlememesi gibi. UFO fenomeni sanki enerji çekme ve özellikle de elektrik enerjisini çekme yeteneği göstermekte ve tüm kinetik gücü felce uğratmaktadır.

Bir UFO, yani kimliği belirsiz uçan obje, ciddi araştırmacılar tarafından, kolaylıkla tanımlanamayan bir hava olayı olarak tarif edilir. Bir hayli çabayla birçok UFO raporları, uçaklar, parlak gezegenler, yıldızlar, meteorlar, balonlar, uydular, acayip bulut biçimleri vs. olarak teşhis edilebilirler. Çeşitli doneler veya kişilerin karakterlerinden dolayı, diğer UFO raporları maalesef şarlatanlar tarafından su istimal etmeye açık bir konudur. Bununla beraber, kolaylıkla tanımlanan ya da kuşku uyandıran bu vakalar bir kez çıkarıldı mı, geriye, geniş bilimsel çalışma değeri olan yüz binlerce açıklanamamış vaka kalır.