Son Dakika

Yakın Temaslar

Yakın karşılaşma, bir ya da birden fazla UFO’nun veya dünya dışı zeki varlığın bir insanın bulunduğu yeri ziyaret etmesi olarak tanımlanır. Bu ziyaretler nadirde olsa bazen insanlarla iletişim kurma, onları eğitme ya da onları uçan daireye götürerek bazı özel prosedürler ve bilgiler uygulama amacıyla yapılmaktadır. Yakın karşılaşmalar, günün ya da gecenin her saati, yeryüzünün hemen her yerinde, havada, yeraltında ya da deniz altında meydana gelebilmektedir. Dış dünyadan gelen ziyaretçiler her türden insanla temasa geçerler.

Her yaştan insanı, zengin, fakir, orta halli ayırt etmek sizin ziyaret edebilirler. Bu bir bilim adamı da olabilir, sade bir vatandaş da. Karşılaşmaların çoğu bireysel düzeyde gerçekleşmektedir, yani bir insan bir ya da birden fazla dünya dışı varlıkla karşılaşmaktadır.

Yakın karşılaşmalardan önce sıklıkla ön belirtiler yaşanır. Bu belirtiler, uzaktan görülen bir UFO’nun giderek yanınıza yaklaşması ya da gece birdenbire yoğun bir ışık demeti veya havada süzülen yanar döner ışık küreleri görmeniz şeklinde olabilir. Bazı vakalarda, bu belirti kişinin kulaklarının tuhaf bir biçimde çınlaması ya da ürpertici bir hisse kapılma şeklindedir. Ancak bazı olaylarda hiçbir belirti olmayabilir.

Dünya dışı varlıklarla temas hakkında yapılan araştırmalara göre, sadece ABD’de yılda yaklaşık 3,000 yakın karşılaşma olayı meydana gelmektedir. Dünyanın en nitelikli UFO araştırmacılarından biri olan ve artık aramızda olmayan Dr. J. Allen Hynek, 1972 yılında yakın karşılaşmaları sınıflandıran bir tablo oluşturmuştur. Bu sınıflandırma günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Hynek UFO gözlemlerini genel bir çerçevede, uzak gözlemler ve daha yakın gözlemler olarak ikiye ayırmaktadır:

GÖZLEM TÜRLERİ

1- Uzak Gözlemler (200 m’den uzak)

Gece Işıkları: Hareketleri bildiğimiz ışık kaynaklarıyla açıklanamayan ve alışılmadık manevralar yapan ışıklar. Bunlar alışılmamış biçimlere, renklere ve yoğunluğa sahiptirler ve bu özellikleriyle uçak ya da benzeri bir cisim olmadıkları anlaşılmaktadır. Genellikle kırmızı, turuncu ya da beyaz renktedirler. Gece ışıkları, UFO gözlemlerinin büyük bir bölümünü oluşturur.

Gündüz Diskleri: Gündüz gözlemlenen alışılmadık uçan cisimler. Bu cisimler genelde oval disk, puro, küre, üçgen ya da boomerang biçimindedirler. Hem yer seviyesinde hem de yükseklerde ortaya çıkabilirler. Sıkça, havada asılı kaldıkları, ardından da inanılmaz bir hızla bulundukları yerden ayrıldıkları ve olağanüstü manevralar yaptıkları gözlemlenmiştir.

Radar Görüntüleri: Nadir görülen bir durumdur, çünkü normal uçakların çoğu da radarda belirlenmelerini sağlayan bir donanıma sahiptirler. UFO’ların radar görüntüleri tanımlanamayan bip seslerinden oluşur ve “kaynağı bilinmeyen görüntüler” olarak isimlendirilir. UFO’lar ancak isterlerse bizim radarlarımızda tespit edilirler. Bugün artık dünya teknolojisi bile radara yakalanmayan hayalet uçaklar geliştirmiştir. Yine de radarların tespit ettiği binlerce UFO vakası birçok ülkede yaşanmış ve resmi yetkililerce de rapor edilmiştir.

2- Yakın Gözlemler (200 m. ve daha yakını)

Birinci Türden Yakın Karşılaşmalar: UFO yakından görülmesine rağmen, tanıkla herhangi bir etkileşim içine girmemekte ve çevrede herhangi etki ya da iz bırakmamaktadır.

İkinci Türden Yakın Karşılaşmalar: UFO bulunduğu çevrede fiziksel kanıtlar bırakır. Bu kanıtlar, bozulan ya da zarar gören elektromanyetik sistemlerden, topraktaki izlere, ve bitkiler, hayvanlar ve insanlar üzerinde bırakılan fiziksel etkilere kadar pek çok biçimde olabilir.

Üçüncü Türden Yakın Karşılaşmalar: UFO’nun mürettebatı ya da içindeki varlıklar gözlemlenir fakat genelde bu varlıklarla bir iletişim içine girilmez.

Dördüncü Türden Yakın Karşılaşmalar: Uzaylı varlıklarla birebir iletişime ve temasa geçme olaylarını içerir.

UFOlar ya da UFOlar’la gelenlerle karşılaşmalarda (yakın karşılaşmalarda, özellikle de 2. ve 3. tür yakın karşılaşmalarda) dünya insanının bundan nasıl etkilendiği konusu bazı araştırmacıların dikkatlerini çekmiştir. Sözkonusu etkileniş, insanın psikolojisini de aşarak, ruhsal (psychic) yanına doğru uzanmıştır. Konuyla ilgili literatür, bu durumla ilgili örneklerle doludur; bunlardan bazılarını aşağıdaki derlememizde bulacaksınız:

Beşeri fizyolojinin ve psikolojinin, UFOlar ile yakın karşılaşmalara olan en genel ve yaygın tepkilerini şöylece sıralayabiliriz: Yaralanma, yanık, geçici felç, rahatlık ya da bir rahatsızlıktan kurtuluş, göz kararması, nöbet(kriz), zamanda kayış, hafıza kaybı / güçlenmesi, zeka düzeyinde artma / azalma, psikoz. Bunlara ek olarak ve daha çok gözlemci kişinin ruhsal yanıyla ilgili olmak üzere şu tepkilere de rastlanmıştır:

1-Telepatik iletişim ve klervoyan algılama (durugörü)

2-Önsezi ya da kehanet

3-Materyelizasyo, de materyalizasyon

4-UFOlar’la gelenlerin (âniden) ortaya çıkmaları ve görünmez duruma geçmeleri

5-Telekinezi (hareket eden eşyalar, nedeni bilinmeyen sesler ve tıkırtılar, radyo, tv, tlf. ve öteki elektrikli cihazların işlevlerinin etkilenmesi

6-UFOlar’ın ruhsal / düşünce fotoğrafları

7-UFOlar’la ilgili ses bantı kayıtları

8-Gözlemcilerin ya da eşyaların teleportasyonları

9-Levitasyon

10-Tekinsizlik ve poltırgayst olayları. Görüldüğü gibi; dünya dışı canlılık ya da evrende zeki hayat konusu ile parapsikoloji (hatta metepsişik) arasında birçok bakımlardan bağlantı bulunmaktadır ve biz de zaten böyle bir yaklaşım içinde sizlere aktarımlarda bulunmak istiyoruz…

Söz konusu bağlantıya karşın, UFO olaylarının ya da UFOlar’la ilgili deneyimleri bulunan insanların şimdiye kadar en az incelenmiş yanı budur; yani işin (astronomik ve fiziksel yanına oranla) psikolojik, parapsikolojik hatta parapsişik / metapsişik yanı…

Bununla birlikte, az da olsa, şimdiye kadar yapılan araştırmaların bir ürünü, UFOlar’la gelen zeki varlıklarla görüşenlerin ortak bir yanını ortaya çıkarmıştır ki, o da; bu kimselerin ipnoza olan yatkınlıklarıdır. Evet, bu insanlar, ruhsal uyarana son derece duyarlı kimselerdir.

Dünya beşerinin UFO fenomenine olan söz konusu psiklojik ve ruhsal tepkilerine bazı örnekleri bu yazımızda, bazılarını da başka yazılarımızda vereceğiz. UFOlar’ın; insan, hayvan ve çevre üzerinde yaptıkları geçici / kalıcı etkiler:

İkinci türden yakın karşılaşmaların bazılarında, olayı gözlemleyen tanıkların bir kısmında; şok, buhran, açıklanamayan korku ve huzursuzluk olmakta, bir kısmında ise (özellikle 3.türden yakın karşılaşmalarda) rahat olması gerektiği, korkmasının anlamsız olduğu gibi açıklanamayan zihinsel telkinler hissetme durumu deneyimlenmiştir. Bu sırada ortaya çıkan; şok, bilinç kaybı, ani sıcak basması şeklindeki durumları radyasyon ya da elektromanyetik etkiyle, alınan telkinleri içeren bir deneyim Brezilya’da cereyan etmış bir olayda yaşanmıştır.

Olayın kahramanı Antonio Bogado La Rubia, görevine servisle gitmek üzere, sabaha karşı 02:15’te evinden çıkmıştı. Servis aracının durağına giden yol ıssız bir yöreden geçiyordu. Çünki, Antonio’nun evi zaten şehir dışında nispeten ıssız bir bölgedeydi ve evinin yakın çevresinde birkaç küçük kulübeden başka mesken de yoktu. Servis aracını kaçırmamak için hızlı adımlarla durağa doğru ilerlemeye çalışırken; az ileride (kendi söylemiyle), “şapkaya benzer bir şey”i aniden gördüğü zaman doğal olarak irkilmiş ve olduğu yerde sanki donakalmıştı. Durur durmaz da, iki yanında (yine onun sözleriyle) “iki adam” tarafından yakalanıvermişti.

Antonio çok geçmeden kendisini, “o şey…” olarak adlandırdığı bir mekânda buldu. Orada sanki boşlukta duruyor gibiydi. Burada, her iki yanında boyları hemen hemen kendisininki kadar yaklaşık 10-12 “adam” vardı. Antonio bu “adamlar”ın soluk alıp verişleri dışında hiç bir ses duymuyordu. Bir ara paniğe kapılan Antonio bağırmak istedi ama sesinin çıkmadığını hayretle farketti. Bu ilk bölmeden sonra, Antonio; mavi ve beyaz ışıkların egemen olduğu yan bölmeye alındı. Burada sağ elinin orta parmağından kan örneği alındı. Bu sırada ekrandan kendi görüntüsünü (ama yakın geleceği de içeren görüntülerini) izlemekteydi.

Bir ara tüm gücünü toplayarak biden bire şiddetle haykırabildi: “Siz kimsiniz, benden ne istiyorsunuz?” Yanında bulunan “adamlar” Antonio’dan herhalde böyle bir tepki beklemiyorlardı ki, hepsi birden, telaşla bir iki adım geri sıçradı. Ama hemen hemen aynı anda Antonio’nun üzerine yöneltilen bir ışık hüzmesiyle kahramanımızın sesi kesilivermişti. Sesini çıkarmak bir yana, elini-kolunu bile kıpırdatamıyordu. İçinde bulunduğu bu durumu Antonio sonradan şöyle betimlemeye çalışmıştır: “Bir an, adamların beni canlı canlı kızartmak niyetinde olduklarını sanmıştım. Sanki, alev alev yanıyordum. O ışığın altında nar gibi kızarmıştım. Işığı üzerimden çektikleri zaman, bir parça rahatladım..” Antonio o acayip yerde ne kadar kaldı, bilmiyor; nasıl olduğunu anlayamadan, kendisini ilk götürüldüğü / alındığı yerin yakınında terkedilmiş bir kulübenin içinde buluverdi. Kendine geldiği zaman, saatinne baktı, 03:55’i gösteriyordu. Demekki, “o şey”in içinde 40 dk.geçmişti.

Güçlükle işyerine geldiğinde, haâla ateş gibi hissediyordu kendisini. O kadar ki, arkadaşlarından, üzerine hortumla su sıkmalarını istedi. Ama yarar sağlamadı ve onu, işyerinin sağlık merkezine götürdüler: Vücut ısısı 42 dereceyi gösteriyordu. Sağlık merkezinde Antonio doktorlar tarafından, yarı çıplak durumda muayeneden geçirilirken, “o şey”in içinde bulunduğu sırada ekrandaki kendi görüntüsünü anımsadı. Evet, bu an kendisine “o şey”in içinde izlettirilmişti, hem de saatlerce önce…

Bu tıbbî muayeneden sonraki saatlerde kişinin duygusal belirtileri / tepkileri aynen bir çocuğunki gibiydi; hatta, bebek gibi ağladığı zamanlar oluyordu. Ateşi zaman zaman inişler-çıkışlar gösterdi. Vücudunun bazı yerlerindeki hafif şişliklerin yanısıra kusma ve ishal durumları sürüyordu.

Vücudunun bazı kısımlarını kaşımaktan yer yer kızartmıştı. Ne kendisine dokunulmasını, ne de üzerine birşey giymek istiyordu. Hemen hemen sürekli olarak kuruluk hissettiği ağızından sanki alev alev yanıyordu.

Antonio’ya psikolojik testler de uygulandı ama hepsinden normal çıktı. Öte yandan, konuyla ve Antonio ile elbette ki, UFO araştrmacıları da ilgilendi. Bunlardan birisi olan yerel araştırmacı Irene Granchi 1968 yınında Mendoza Peccinetti, Villegas’ta Antonio’nun başından geçen olaya benzer bir üçüncü türden yakın karşılaşma olayını ilgililere anımsattı: O olayda da, orta parmaktan kan örneği alma ve TV izletme durumları vardı